10 Şubat 2009

..

içindeki esrarı unuttu yolcu, yolun esrarına kattı aklını. 
yol yoracak. yol bitecek, bitecek, bitecek.
esrarı unutmuş yolcu, ölecek. 
esrar kaybolacak gökle yer arasında, orda, tam orda.
esrar, hiç yokmuş gibi olacak, yolcu, hiç yokmuş gibi.
- karanlık, dedi, sesinde herhangi bir düşüncesizliğin doğallığıyla, sokak lambasının ışığının ulaşamadığı karanlığa doğru çekerken ruhuyla gövdesinin herhangi bir yerdeliğini. sokak lambasının ışığının altında yalnızlığın gölgesi belirdi, sesin yankısı belirdi, yankının tedirgin olduğu kaldı. "karanlık" deyişinin karanlığa çekilişinin tedirginliğini taşımış olduğu kaldı. sesini göğün her an içinden koyu gölgeler fışkıracakmışçasına puslu boşluğuna bırakırken herhangi bir düşüncesizliğin doğallığıyla değil de, düşüncenin düşe yükselmiş kasvetiyle bıraktığı kaldı. sanki gece bir tiyatro sahnesiymiş de, birazdan sebepsiz ve gergin yüzleriyle ışığın altında belirecek başka başka ruhlar, pis kahkahaları, lanetli haykırışları ve çaresiz hıçkırıklarıyla ölümün ve hayatın, aşkın, tanrının, yalnızlığın ve yalnızlığın esrarını oynayacaklarmış. sanki sırtında iki kanatla meleğe benzeyen, ama görünmeyen yüzü ve fısıltıdan fazlası olmayan sesiyle ne olduğu belirsiz bir gölge, bir dua okur gibi, hiç bilinmeyen bir dilde, sanki önünde uçsuz bucaksız bir deniz varmışçasına, ona, onun o sonsuzluğu, ıssızlığına bürünen bir şeyler söyleyecekmiş, şarkı desen değil, şiir desen değil, ama içine alan ulaştığı ne varsa, işiten ne varsa hipnotize edicekmiş, esir alıcakmış gibi bir tınıyla. ya da kuş sesleri arasından uzun mu uzun saçlarından başka hiç bir şeyi belli olmayan başka bir gölge, gelip oturacakmış da ışığın altına, öyle bir sessizlik kaplayacakmış ki ortalığı, sanki o ışığı, sokağı, havayı alıp başka bir yere, henüz ismi koyulamayan bir yere götürecekmiş, dünya sanki birden silinmiş de, boşlukta kalmış gibi orası, boşlukta, boşlukta, boşlukta, ölüm gibi, nasılsa artık ölüm, ölüm gibi bir huzurda..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder